gıb



YUNAN HEYKEL SANATI

YUNAN HEYKEL SANATI
Yunan heykelinde, kişisel özellikler değil, ortak ideal tip önemlidir. İdeal yüzler, ideal ölçülere uygun insan vücutları Yunan heykelinin başlıca özelliğidir. Başlangıçta kil, taş fildişi, kemik ve tunç gibi malzemelerden ilkel heykelcikler ortaya koyan Yunan heykelcileri zaman içerisinde bunu geliştirmişlerdir. Heykel sanatının gelişmesine ve anıtsal heykeltıraşlığın ortaya çıkmasının nedenleri arasında olimpiyatlarda başarı kazanan atletlerin heykellerinin dikilmesi geleneği, gelişen mimariye bağlı olarak, tapınakların taştan yapılması ve bunların iç ve dış cephelerinin, kabartmalarla süslenmesi sayılabilir.

Yunan heykeli karşıtlıklar ve bunun yarattığı dinamizm üzerine kuruludur. Baş başka, kollar ve bacaklar başka başka yönlere bakarlar. Bu durum gösteriyor ki Yunan heykelcisi vücut nüansları üzerinde çalışmıştır.

Yunan heykelcileri örtü altından hissedilen gövdenin formunu ortay çıkarmanın çekiciliğini fark etmişlerdir. Bundan dolayı, gizlerken göstermek yunan heykelciliğinde bir motif olmuştur.

Yunan heykel sanatı, heykelcilik,





Mısır heykel sanatı

Mısır heykel sanatı
Kültür alanında otuz yüzyıl boyunca süreklilik gösteren Mısır’da heykeltıraşlar ağaç, granit, bazalt, profir gibi dayanıklı malzemeler kullandılar. Tapınakların ve mezar anıtlarının iç ve dış cephelerini heykeller ve rölyeflerle süslemişlerdir.

Mısır’da heykelcilikte zaman içinde gelişen bir üslupçuluk söz konusudur. Bu üsluplaşma özellikle figürlerin duruşlarında ve vücudu kaplayan kumaşların yapımında kendini gösterir.
Figürler genel olarak durgun ve hareketsizdir.

Frontal duruş hâkimdir. Ayakta duran figürlerde, vücut ağırlığı iki bacağa eşit olarak dağıtılır. Heykelin ortasından bir çizgi çekilirse iki eşit parça elde edilir. Kollar vücuda yapışık şekilde aşağıya sarkar, eller yumruk şeklindedir.

Mısır heykelcileri çok büyük ve sert taşlar yontuyorlardı. Bu durum onları çalışmalarında sadeleşme yapmaya yöneltti. Dolayısıyla heykellerde adale, kas gibi detaylar görülmezken, yüzlerde de ifade de yoktur. Yalnızca mezarlara, dini inançlar gereği konan heykeller, ölünün ruhuna ev sahipliği yapacağından sahibine benzemesi zorunluluğu taşır.

Kral heykelleri sert taşlardan yapılırken, yumuşak taşlardan ve ağaçtan yapılan prens, rahip ve memur heykelleri bulunur.

Yeni imparatorluk döneminin en güzel eser, Amerna şehrinde bulunan Kraliçe Nefertiti’ye ait olan büsttür. Sanatçısı bir yanda geleneğe bağlı kalmaya çalışırken, bir yandan da modelinin şahsi özelliklerini betimlemeye çalışır. Gize piramidinin yanında bulunan
Sfenks heykeli ise eski krallığın krallarından olan Kefren’nin portresini taşır.

Rölyefler daha çok tapınak ve mezarların duvarlarını süsler. Mısır rölyefleri daima bir olayı anlatır. Rölyeflerde baş, kollar, ayaklar, bacaklar ve gövde profilden; gözler ve omuzlar ise cepheden gösterilir.

 

 

 

Mısır heykel sanatı, heykelcilik sanatı,





ATATÜRK’ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ

ATATÜRK’ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ
Atatürk’ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova’da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara’ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu. Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana’ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiği millî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs’ta Ankara’ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul’a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu.
Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı’nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul’a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938′de Hatay Antlaşması’nın yürürlüğe girmesi Atatürk’ü çok sevindirip moralini düzeltti. Temmuz sonlarına kadar Savarona’da kalan Atatürk’ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı’na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O’nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938′de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı. Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara’ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı.
29 Ekim 1938′de kahraman Türk Ordusu’na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. “Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!” sözü ile Türk Ordusu’nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda “Türk vatanının ve Türk’lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır” diyerek Türk Ordusu’na olan güvenini belirtmiştir.
Atatürk 1 Kasım 1938′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi’nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi’nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu’nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.
Atatürk’ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk’ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı’nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı. Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler. 16 Kasım günü Atatürk’ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı’nın büyük tören salonunda katafalka konuldu.
Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti. Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı’na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyi İzmit’e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara’ya getirilmek üzere hareket edildi.
Atatürk’ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk’ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu. Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe’de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953′te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk’ün naaşı Anıtkabir’e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi.

 

 

Atatürkün son yılları ve ölümü, Atatürkün hayatı,





Organik Gübre İçin Malzeme Toplamak

Organik Gübre İçin Malzeme Toplamak
Organik gübre için kullanacağınız muhafazayı belirledikten sonra artık malzemeleri toplamaya ve depolamaya başlayabilirsiniz. İyi bir organik gübre elde etmek istiyorsanız her şeyi depolamamalısınız. Kaliteli organik gübre oluşturmak için kullanabileceğiniz gıda atıkları arasında yumurta kabukları, sebze ve meyve artıkları, çay ve çay torbaları, artan yemekler, kesilmiş çim, gazete gibi atıkları sayabiliriz. Et, balık, tavuk ve süt ürünlerini organik gübre için asla kullanmayın.

İyi bir organik gübre için biriktirdiğiniz atıkları belirli katmanlar halinde düzenlemelisiniz. En alt katmanda kuru yapraklar ve küçük parçalara ayrılmış gazete kağıdı 3-5 santim kalınlığında bir tabaka oluşturacak şekilde yerleştirilmelidir. Bunun üzerine atık gıda sıvılarına karşı sünger vazifesi görecek kesilmiş çimleri ve artık gıdaları yerleştirebilirsiniz. Bu ikinci tabakanın üzerine bir miktar toprak yerleştirip gübrenin oluşmasına yardımcı olacak mikroorganizmaların oluşmasını sağlayabilirsiniz. Bu katmanları organik gübre için ayırdığınız alan dolana kadar kullanabilirsiniz. Kurudukça üzerine su ekleyebilirsiniz.

Hazırlamış olduğunuz karışımı 3-4 hafta sonra iyice karıştırın. İyi organik gübre çok kuru ve çok ıslak olmamalıdır. Bu çevirme işlemi sırasında karışımı nemlendirmek için biraz daha su kullanabilirsiniz. Organik gübreniz bir kaç hafta içinde rengi kahverengine dönünce ve toprak gibi kokmaya başlayınca hazır demektir. Bundan sonra bitkilerinizin sağlıklı büyümesini sağlamak için kullanabilirsiniz.Organik gübre yapmak zaman içinde edineceğiniz tecrübe ile daha kolay hale gelecektir.

organik gübre için malzeme toplamak, organik tarım alanları,





ORGANİK TARIMIN GEÇMİŞİ

ORGANİK TARIMIN GEÇMİŞİ

Organik tarımın eski ve geleneksel tarım tekniklerinden daha kârlı oldukları kanıtlanmıştır.
Organik tarımda, sentetik gübreleme teknikleri ve kimyasal böcek ilaçları kullanılmadığı için maliyet, geleneksel tarıma göre % 25 ila % 30 arasında daha azdır. Bu durum organik tarımı daha etkili kılmaktadır.
Organik tarım geniş alanlardaki toprak erozyonunu azaltarak, tarımın en önemli kaynağı olan toprak ve gübreyi korur.
Ayrıca organik tarım, çiftçilere gübreyi daha uzun süre kullanma imkanı verir çünkü gübrenin verimi çok fazladır.
Organik tarımın çevre üzerinde pozitif etkileri vardır, evreyle dosttur. Doğal yaşamı koruduğu gibi, otlanma için gerekli meraları da korur.
Organik tarım sadece çiftçiler için yararlı değildir, aynı zamanda günlük sanayi için de faydalıdır. Organik tarım alanlarında otlanan ineklerin, enfeksiyonlara karşı daha dayanıklı oldukları ve daha fazla süt verdikleri görülmüştür. Bu durum kesinlikle göstermektedir ki, organik tarım sağlık açısından tüketicilere, kâr elde etme amacından da sanayicilere çok daha faydalıdır.
Organik tarım ile üretilen ürün ve gıdalarda, ne herhangi bir katkı maddesi ne de herhangi bir zararlı kimyasal madde yoktur.
Zararlı böcek ilaçları ya da yapay çimlendirici, büyütücüler eklenmediği için organik tarımla üretilen gıda ve ürünlerin besin değerleri korunur.
Organik tarım ile üretilen ürünlerin ve gıdaların tatları geleneksel tekniklerle üretilen gıda ve ürünlere kıyasla daha lezzetlidir.
Organik ürünlerin geleneksel tarım ürünlerine tercih edilip tüketilmesi kalp krizine yakalanma gibi fiziksel rahatsızlıkların olasılığını düşürür. Bilimsel çalışmalar göstermiştir ki, organik ürünler inorganik ürünlere göre çok daha sağlıklıdır.

Organik tarım nedir, tarım alanlarının hazırlanması, organik tarım geçmişi,





ATATÜRK DEVRİMLERİ

ATATÜRK DEVRİMLERİ
Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi, aynı zamanda büyük bir devrimciydi. O dönemlerde, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için, modernize edilmesi çok önemli idi. Mustafa Kemal ülkesindeki yaşamı modernize etmiştir. Atatürk 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşları ve hayatta kalabilmeleri için yaşamsal öneme sahip olan devrimleri hayata geçirmiştir. Tüm bu devrimler, Türk halkı tarafından büyük bir coşku ile karşılanmıştı.
Harf Devrimi
Atatürk’ün gerçekleştirmiş olduğu en önemli devrimlerden birisi, Arap alfabesinin kaldırılması ve Latin alfabesinin kabul edilmesi olmuştur. 3 Kasım 1928 tarihinde, yeni Türk Alfabesi kabul edilmiştir.
Kıyafet Devrimi
Kıyafet devrimi ile birlikte, kadınlar çarşaf giymekten vazgeçerek, modern kadın elbiseleri giymeye başladılar. Erkekler ise fes yerine şapka giymeye başladılar.
Hukuk Sisteminin Laikleştirilmesi
1920 yılında kurulmuş olan yeni Türkiye Devletinin yeni bir hukuk sistemine ihtiyacı vardı. Atatürk, Şeriat Kanununun yerine İsviçre Medeni Kanununu getirmiş, o dönemde geçerli olan ceza yasasının yerine ise İtalyan Ceza Yasasını getirmiştir. Türk Hukuk Sistemi ise tüm çağdaş gereksinimler Çerçevesinde modernize edilmiştir.
Öğrenimin Laikleştirilmesi
9. Yüzyıl başlarına dek, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde çeşitli eğitim sistemleri uygulanmaktaydı. Atatürk İslami eğitim veren medrese sisteminin yeni toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini gördü. Bu nedenle, batı modellerine benzeyen yeni bir eğitim sisteminin oluşturulması gerekliydi. Böylece, mevcut sistem değiştirilerek 1933 yılında bir üniversite reformu gerçekleştirilmiştir.
Kadınlara Sağlanan Medeni Haklar
Atatürk Devrimleri ile birlikte, yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş olan Türk kadınına yeni haklar tanınmıştır. Böylece kabul edilmiş olan medeni kanun gereğince bundan böyle kadınlar da erkeklere tanınan haklara sahip olacaklar, resmi görevlere atanabilecekler, oy verme ve Millet Meclisine seçilebilme hakkına sahip olabileceklerdir. Tek eşlilik ilkesi ve kadınlara tanınan eşit haklar, Türk toplumuna bir canlılık kazandırmıştır.
Atatürk’ün Türk Tarihi ile ilgili Çalışmaları
Kültürel alanda bir tür milliyetçilik anlamındaki yazı devrimi sonrasında, Atatürk tarih konusuna ağırlık verdi ve 1931 yılında Türk Tarih Kurumunu kurdu. Burada, Türkiye Tarihi kapsamlı bir şekilde incelenmekte ve değerlendirilmektedir. Bunların dışında, Yeni Takvim, Ağırlıklar ve Ölçüler, Tatiller ve Soyadı Kanunu gibi diğer birçok devrimler de gerçekleştirilmiştir. Bu konudaki bazı örnekler arasında 1924 Hafta sonu Yasası, 1925 Uluslararası Zaman ve Takvim Sistemi, 1926 Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu, 1933 Ölçü Sistemleri ve 1934 Soyadı Yasası sayılabilir. 1932 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen yasa gereğince Türkler soyadı aldılar ve Milletin liderine de “Türklerin Babası” anlamına gelen Atatürk soyadı verildi.

Atatürk devrimleri, inkılapları,atatürkün hayatı,





DANIŞMANLIK REHBERİ YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ

DANIŞMANLIK REHBERİ YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ

Yabancıların çalışma izni başvuruları ülke farkı gözetmeksizin kendi ülkelerinde doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluklarındaki temsilciliklere yapılabilir Yabancıların çalışacağı şirketin faaliyet konusuna ve yabancı kişinin mesleki durumuna göre yönetmeliklerdeki evraklar istenir Türkiyeden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvuru yapabilmek için yabancı kişinin 6 aylık ikamet tezkeresi olması şartı aranır Yabancıların çalışma izni konulu yazımızda Danışmanlık hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz  Aşağıda konu başlıkları ile yabancıların çalışma izni konusunu kısa kısa başlıklarla özetlemiş bulunmaktayız

Danışmanlık Rehberi Yabancıların çalışma izni işlemlerinde iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişiklikleri dikkate alınarak, yabancının ikamet izninin süresi ile hizmet akdinin veya işin süresine göre, belirli bir işyeri veya işletmede ve belirli bir meslekte çalışmak üzere en çok bir yıl geçerli olmak üzere Yabancılara çalışma izni verilmekte, bir yıllık kanuni çalışma süresinden sonra, aynı işyeri veya işletme ve aynı meslekte çalışmak üzere çalışma izninin süresi üç yıla kadar uzatılabilmektedir.

Yabancıların çalışma izni için gerekli evraklar
Yurtdışından yapılan Yabancı çalışma izni taleplerinin değerlendirilebilmesi için yabancının uyruğunda bulunduğu veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki T.C. temsilciliklerine yapılan başvuruyu takiben en geç on gün içerisinde Yönetmelikte öngörülen diğer belge ve formların Çalışma Bakanlığına teslimi zorunludur.
Bu süre aşıldığı takdirde yapılan Yabancıların çalışma izni başvurusu değerlendirmeye alınmamaktadır
Yabancıların çalışma izni için gerekli belgeler
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hitaplı talep dilekçesi,
Yabancı personel çalışma izni başvuru formu (4 nüsha, son altı ay içerisinde çekilmiş fotoğraflı, işveren ve yabancı personelin orijinal imzalarını içeren. İşveren ve yabancı personelin her ikisinin de orijinal imzasının olmadığı durumlarda taraflar arasında yapılmış bireysel sözleşme veya işverence yapılan iş teklifinin işçi tarafından kabul edildiğine dair işe kabul belgesi veya onaylı sureti.)
Yurtiçi başvurularda noter onaylı ve Türkçe tercümeli pasaport sureti, yurtdışı başvurularında yeminli mütercim onaylı Türkçe tercümeli pasaport sureti,
Mesleki hizmetler kapsamında çalışacak yabancılar ile Bakanlığın gerekli gördüğü diğer mesleklerde çalışacak yabancılardan noter onaylı ve Türkçe tercümeli diploma sureti,
Türkiye’den yapılacak Yabancıların çalışma izni başvuruları için, geçerli yabancılar ikamet tezkeresi, (İkamet tezkeresinin süresinin en az altı ay olması ve başvurunun bu süre içerisinde yapılması zorunludur)
Özgeçmiş (ilişikteki özgeçmiş formatı doldurulacaktır.)
Turizm İşletme Belgeli tesislerde çalışacak olan yabancıların çalışma izni
İş mukavelesi,
Döviz gelirlerine ait belgeler,
Bonservisler (Ciddiyeti konusunda tereddüt yaratan müesseselerin bonservisleri hariç),
Mesleki hizmetler kapsamında Yabancıların çalışma izni talep eden yabancının yukarıdaki belgelere ek olarak
Yurt dışında yüksek öğrenim görmesi halinde 2547 sayılı Kanunun 3 ve 7/p maddeleri uyarınca, “Yurt dışı Yüksek Öğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği’ne uygun olarak alacağı “Diploma Denklik Belgesi”,
Ülkesindeki meslek kuruluşundan mesleğini icra ettiğine, kendi ülkesindeki meslek örgütüne üye olduğuna ve “meslekten men cezası olmadığına” ilişkin son altı ay içinde alınmış belge,
Danışmanlık ve teknik tedrisat amacıyla hizmet sunması durumunda, iş tanım belgesi ile sözleşme (firma-firma arası veya firma-kişi arası) örneği,
Mühendis, mimar ve şehir plancılarının her tür ve ölçekte danışmanlık ve teknik tedrisat amacıyla uzman olarak hizmet sunması ya da kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projelerde proje hazırlaması ve imza yetkisi alması durumunda, noter ya da konsolosluk onaylı ve yalnız bu işe münhasır kalmayı öngören taahhütname ibraz etmesi gerekmektedir.
Yabancılar çalışma izni türlerine göre başvuruya esas istenilen diğer belgeler aşağıda yer almaktadır.
Yabancıların süreli çalışma izni
- Türkiye’de çalışmak üzere gelen yabancının eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının çalışma izni talebinde bulunmaları durumunda, yabancı ile birlikte en az beş yıl süreyle kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olduklarını kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
- Yabancının en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
- Yabancının toplam altı yıllık kanuni çalışmasının bulunması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan ilgili mercilerden alınan belge,
- Mühendis, mimar ve şehir plancısı olarak çalışacak yabancıların, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 36 ncı maddesine istinaden alması gereken geçici üyelik belgesi.
Yabancıların bağımsız çalışma izni
- Yabancının geldiği ülkeden alacağı vergi sicil belgesi,
- Yabancının icra etmeyi arzuladığı faaliyete yönelik bilimsel, teknik veya mesleki eğitimi olduğunu ispatlayan belgeler,
- Mühendis, mimar ve şehir plancısı yabancının icra etmeyi arzuladığı faaliyete yönelik akademik ve mesleki yeterliliği olduğunu kanıtlayan yetkili mercilerden alınmış belgeler,
- Yabancının en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
- Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinde istenilebileceği belirtilen belgeler
Yabancıların istisnai çalışma izni
- Yabancıların Kanunun 8 inci maddesinde sayılan statülerini kanıtlayan belgeler,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus kayıt örneği,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı evlenme cüzdanı sureti,
Yabancıların çalışma izni için gerekli evraklar yabancı istihdam edecek kurum veya kuruluştan istenilen belgeler
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hitaplı yabancılar çalışma izni talep dilekçesi,
- Son yıla ait, vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar tablosu,
- Kuruluş yabancı sermayeli ise, kuruluşun en son sermaye ve ortaklık yapısını gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin aslı veya kuruluşça onaylı örneği,
- Yabancılar çalışma izni kapsamında yabancı uyruklu öğretmen istihdam edecek Özel Öğretim Kurumları için; Kurum Ruhsatı ve Milli Eğitim Bakanlığı onay yazısı suretleri,
- Turizm kuruluşlarının istihdam edecekleri idari personel için varsa Turizm Bakanlığı’ndan alınmış işletme ve yatırım belgesinin sureti,
- Kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projeleri yapma hakkı kazanmış kuruluşların (konsorsiyumlar dahil) ilgili kurum ve kuruluştan alacakları işi yüklendiklerini tevsik eden belge,
- Mühendislik, mimarlık, müteahhitlik ve danışmanlık hizmetleri kapsamında yabancı uzman istihdam edecek tüzel kişiliklerde, aynı meslekte Türk mühendis/mimar/şehir plancısı istihdam edildiğini ispata dair ücret bordrosu ve yabancı ile yapılan sözleşme örneği.
Yabancıların çalışma izni işlemlerinde başvuruya ek belgeler
- Yabancı, ortak temsilcisi ya da kilit personel ise, durumunu kanıtlayan yetkili makamlardan onaylı işverenince verilen belge,
- Vatandaşlık Kimlik Belgesi örneği,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus kayıt örneği,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı evlenme cüzdanı sureti,
- Türk soylu olduğuna ilişkin belge,
- Mesleki eğitim diploma ve sertifika örnekleri,
- Bonservis, referans mektubu, görevlendirme yazısı, kabul yazısı gibi diğer belgeler.
Yabancıların çalışma izni işlemleri sürecinde dikkat edilmesi gereken usul ve esaslar
Yabancıların çalışma izni başvurusu
Yurt içinden çalışma izin talebinde bulunabilmek için; yabancı şahsın Emniyet makamlarınca verilmiş bulunan ve en az altı ay süreli yabancılar ikamet tezkeresinin bulunması ve başvurunun bu süre içerisinde yapılmış olması gerekmektedir. Öğrenim amacıyla verilmiş ikamet tezkereleri kabul edilmemektedir.
En az altı ay süreli geçerli ikamet tezkeresi bulunmayan yabancılar, yurt dışından çalışma izni için başvurularını, uyruğunda bulundukları veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yaparlar. Ancak bu başvuruyu müteakip en geç on gün içinde Yabancılar çalışma izni başvurusu için istenilen tüm bilgi ve belgelere ait müracaat dosyasının (ilgili işverenlikçe) Bakanlığa teslimi gerekmektedir.
Yabancıların çalışma izni işyeri değişikliği
Herhangi bir işyerinde çalışmak üzere çalışma izni almış ve izin süresi sona ermemiş bulunan bir yabancının Türkiye’deki farklı unvanlı başka bir işyerinde çalışmak istemesi halinde yeniden çalışma izni talebinde bulunması gerekmektedir. Önceki işyerindeki Yabancıların çalışma izni ne istinaden verilmiş veya bu nedenle temdit edilmiş (uzatılmış) olan ikamet tezkeresi yeni başvuru için geçerli kabul edilmemektedir. Bu durumdaki yabancıların önceki işyerinden ayrılışlarını emniyet makamlarına bildirerek bunu yabancılar ikamet tezkeresi ne işletmeleri ve tezkerenin en az altı ay süreyle yenilenmiş olarak ibrazı gerekmektedir.
Farklı unvanlı bir işyerinde Yabancılar çalışma izni istemiyle yapılacak izin istemleri, ilk başvuru gibi ele alınacağından, Yönetmelik ekinde belirtilen tüm belge ve formların doldurularak yeniden müracaatta bulunulması gerekmektedir. Ayrıca daha önce çalışılan tüzel kişilikten alınacak ilişik kesilmesine ilişkin yazı başvuruya eklenecektir.
Yabancıların çalışma izni işlemleri eksik belge
Başvuruya esas nitelikteki evrakların eksik olduğu tespit edilen yabancılar çalışma izni başvurusu dosyaları derhal işlem dışı bırakılarak dosya iade işlemi yapılmakta, gerektiğinde ya da tekrar aynı şekilde Yabancıların çalışma izni başvuru yapıldığında talep reddedilmektedir.
Yabancılar çalışma izni işlemlerinde elden eksik evrak alımı yasaktır. Eksik evraklar bir dilekçe ekinde Bakanlığımız Genel Evrak servisine teslim edilecektir.
Yabancılara çalışma izni konulu başvuru formunda yer alan bütün alanlar mutlaka doldurulacaktır. Yabancıların çalışma izni işlemli personel ya da firmaya uygun olmadığı için cevaplanamayacak sorular için de sorunun neden boş bırakıldığı cevap kısmına yazılacaktır. Yabancılar çalışma izni işleminde örneğin yabancı şahıs şirket ortağı ise ve aylık ücret almıyorsa; Ücret kısmına: “Şirket Ortağı” açıklaması yazılacaktır.
Çalışma izin başvurusunda bulunulan Şirkette görev yapan Türk ve yabancı tüm personelin SSK veya Bağ-Kur kayıtlılık durumunu gösterir son aya ait prim bordrosunun ibrazı zorunludur.
Başvuru formunda yabancıya ödeneceği beyan edilen ücret miktarının yabancının meslek, kariyer ve yapacağı görev ile bağdaşır seviyede olması gerekmektedir. Yabancıya Meslek ve göreviyle uyumlu olmayan bir ücret ödeneceğinin beyan edilmesi durumunda çalışma izin talebinin reddi söz konusu olabilmektedir.
Sadece Yabancı personel çalışma izni Başvuru Formu 4 nüsha olarak doldurulacak olup, diğer tüm belgeler sadece birer adet konulacaktır.
Yabancılar çalışma izni belgesi süre uzatımı
Yabancıların çalışma izni süre uzatımı müracaatlarında mevcut çalışma izninin bittiği tarihten geriye doğru en fazla iki aylık sürede olmak kaydıyla, izin süresi sona ermeden uzatma başvurusunda bulunulabilir. Yabancılar çalışma izni işlemlerinde süresi sona ermiş bir yabancının çalışma izni nin uzatılması için, sürenin bitiminden itibaren en geç onbeş gün içinde yabancı personel çalışma izni uzatma talep dilekçesi ve eklerinin Bakanlığımız Genel Evrak Kayıtlarına girmiş olması gerekmektedir.
Yabancı çalışma izni süre uzatımı müracaatlarında Bakanlıktan alınmış bulunan Yabancı personel çalışma izin belgesi aslının fotoğraflı, işveren tarafından imzalı ve kaşeli/mühürlü olarak ibrazı zorunludur.
Yabancılar çalışma izni süre uzatımı müracaatlarında Şirketin vergi borcunun bulunmadığına dair vergi dairelerinden alınacak yeni tarihli yazı aslının ibrazı zorunludur.
Bir şirket tarafından yapılacak birden fazla yabancı çalışma izni başvurusunda şirkete ilişkin olarak ibrazı zorunlu belgelerin her yabancının dosyasına ayrı ayrı değil sadece bir adet konulması yeterli olacaktır. Ancak diğer yabancı personel çalışma izni başvurularda Şirkete ait evrakların hangi dosyada olduğu belirtilecektir.
Şirket veya işletmenin son yıla ait, vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar tablosu, (Tablolar Yeminli Mali Müşavirlerce de onaylanabilir) Özel hesap dönemi bulunan şirketler hariç olmak üzere, her yıl 1 Nisan tarihinden sonra yapılacak başvurularda, şirketin geçmiş yıla ait bilanço ve kar/zarar tablosu ibraz edilecektir. Örneğin; 01.04.2005 tarihinden sonra yapılmış müracaatlarda 2004 ve 2003 yıllarına ait mukayeseli tablolar dosyaya konulacaktır.
Yabancıların çalışma izni alması
Mevzuat ve yönetmeliklere göre yabancıların çalışma izni alması hani koşullarda mümkündür
Yabancıların Bağımsız çalışma izni
Türkiye’de çalışmak üzere gelen yabancının eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının çalışma izni talebinde bulunmaları durumunda, yabancı ile birlikte en az beş yıl süreyle kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olduklarını kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
Yabancıların Süresiz Çalışma İzni
Yabancının en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
Yabancının toplam altı yıllık kanuni çalışmasının bulunması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan ilgili mercilerden alınan belge,
Mühendis, mimar ve şehir plancısı olarak çalışacak yabancıların, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 36 ncı maddesine istinaden alması gereken geçici üyelik belgesi
Yabancıların çalışma izni alması için Çalışma Bakanlığı kriterleri yönetmeliklerle istenilen koşullar ve ülkemizde yabancı yatırımcıların istihdam yaratmak ve Türkiye ekonomisine sağlayacakları faydalar katma değerler önemlidir
yabancıların çalışma izni alması
Yabancıların Bağımsız Çalışma İzni
Yabancının geldiği ülkeden alacağı vergi sicil belgesi,
Yabancının icra etmeyi arzuladığı faaliyete yönelik bilimsel, teknik veya mesleki eğitimi olduğunu ispatlayan belgeler,
Mühendis, mimar ve şehir plancısı yabancının icra etmeyi arzuladığı faaliyete yönelik akademik ve mesleki yeterliliği olduğunu kanıtlayan yetkili mercilerden alınmış belgeler,
Yabancının en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinde istenilebileceği belirtilen belgeler
Yabancıların İstisnai Çalışma İzni
Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesinde sayılan statülerini kanıtlayan belgeler,
Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus kayıt örneği,
Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı evlenme cüzdanı sureti,

Yabancıların çalışma izni için gerekli evraklar
Ankara Kurumsal Danışmanlık 20 yılı aşkın süredir Ankara İstanbul ve İzmir ofisleri ile Türkiye genelinde Yabancı sermaye yatırımları yatırım teşvik belgesi mevzuatları işlemleri yabancıların çalışma izni yönetmelikleri ve yabancıların oturma izni konulu mevzuatlara göre yabancılara dosya hazırlama ve ilgili kurumlarda işlemlerin takibi danışmanlık hizmeti vermektedir.
Saygılarımızla
ANKARA KURUMSAL DANIŞMANLIK
Turgay Turan

 

 

Danışmanlık Rehberi





Güneşin doğuşuna göre yön nasıl bulunur

Güneşin doğuşuna göre yön nasıl bulunur
Yönlerin belirlenmesinde güneşin doğuşu ve batışı dikkate alınır. Güneş’in doğduğu taraf doğuyu, battığı taraf batıyı gösterir. Bunları dik kesen yönler, kuzeyi ve güneyi gösterir. Bunlara ana yönler denir.
Güneşin doğuşuna göre yön nasıl bulunur
Belirtmek istediğimiz herhangi bir yer, her zaman ana yönlerle gösterilemez. Bu durumda ara yönlerden yararlanılır. Ara yönler, ana yönlerin arasındaki açının tam ortadan bölünmesiyle belirlenir. Bunların adları, ana yönlerin adlarının birleştirilmesiyle ifade edilir. Buna göre, kuzeydoğu – kuzeybatı, güneydoğu ve güneybatı olmak üzere dört ara yön vardır.
Yön Bulma Yöntemleri Nelerdir – Yön Bulma Yöntemleri – Yön Bulma Metodlari
Pusula ve diğer yöntemlerle yönlerin bulunması;
Pusula, yön bulmaya yarayan bir araçtır. Pusula saate benzer, ortasında hareketli bir göstergesi vardır. Yatay tutulduğu zaman göstergesinin renkli ucu daima kuzeyi gösterir. Bu şekilde yönümüzü bulmuş oluruz.
Güneşin doğuşuna göre yön nasıl buluruz,
Yıl içerisinde gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart ve 23 Eylül günlerinde – bu tarihlere Ekinoks da denir – bulunduğumuz yerde Güneş’in doğduğu taraf Doğu’dur Sağ kolumuzu Doğu’ya doğru uzatırsak, solumuz Batı, önümüz Kuzey ve arkamız Güney yönünü gösterir Yönlerimiz bu şekilde belirlenmiştir Diğer belli başlı yön bulma yöntemleri ise şunlardır :

1 – Pusula ile yön bulmak : Yönümüzü bulmak için en çok pusuladan yararlanırız Pusulanın aynı doğrultuda ve zıt yönlü bir göstergesi vardır Bu ibrenin renkli ucu daima Kuzey’i gösterir (Yakınında bulunan mıknatıs, pusulanın yönünü değiştirir tam doğru yönü gösterememesine neden olabilir) Pusulada genellikle yönler İngilizce’de bu anlamdaki kelimelerin baş harfleriyle belirtilir Kuzey – N ( : North ), Güney – S ( : South ), Doğu – E ( : East ) ve Batı – W ( : West )

2 – Çubuk ile yön bulmak : 1 m uzunluğunda bir çubuğu yere diker, daha sonra gölgesini izleriz Gölgenin en kısa olduğu ( öğle vakitlerinde ) andaki yönü Kuzey’i gösterir ( Güney Yarımkürede Güney’i ) Bunun tam zıt yönü ise Güney yönüdür

Veya öğle vaktini hiç beklemeden çubuk gölgesinin ilk yerini işaretleriz Dünya döndükçe – zaman geçtikçe – gölgenin yönü de değişecektir Daha sonra ikinci bir gölge noktası belirleriz Birincisine sol, ikincisine sağ ayağımızı basarız Bu duruşumuzla yüzümüz veya önümüz Kuzey yönü gösterir Yine bu anda sol ayağımızı bastğımız yerden sağ ayağımızı bastığımız yere çizilen doğru Doğu’yu gösterir

3 – Camilere Bakarak yön bulmak : Camilerde Mihrab’ın karşısındaki giriş kapısı Kuzey’i gösterir Minarelerde Şerefe’ye açılan kapılar ( üst kapı ) Güney’e bakar
Hrıstiyanların ibadet yerleri olan Kiliselerde ise kilisenin çanı, kilisenin batısındadır

4 – Karınca Yuvalarına Bakarak yön bulmak : Karınca yuvalarının ağzı Güney’i gösterir

5 – Mezar Taşlarına Bakarak yön bulmak : Müslüman mezarlarında baş taraf Batı’yı, ayaklar Doğu’yu, yüz ise Güney’i gösterir
Hrıstiyan mezarlarının baş tarafı Güney’i gösterir

6 – Taşlarda Ağaçlardaki Yosunlara Bakarak yön bulmak : Yosunlar taşların ve ağaçların kuzeyinde oluşur / olur

7 – Geceleri Kutup Yıldızına Bakarak yön bulmak : Kutup Yıldızı’nı gördüğümüzde önümüz Kuzey, arkamız Güney yönünü gösterir
Kutup Yıldızı şu şekilde bulunur : Büyük Ayı ve Küçük Ayı yıldız kümeleri bulunur Bu yıldız kümeleri diğerlerine göre geometrik bir diziliş gösterirler Büyük Ayı Yıldız Kümesi’nin 6 ve 7 yıldızları doğrultusunda çizilecek çizgi (takip edilecek doğrultu) ve bu iki yıldızın arasındaki mesafenin 5 katı kadar ötesinde daha büyük ve daha parlak bir yıldız bulunur İşte bu Kutup Yıldızı’dır Kutup Yıldızı aynı zamanda Küçük Ayı Yıldız Kümes’nin de 1 yıldızıdır

Önemli Bir Hatırlatma : Yön bulmak için bulunduğunuz yerde bu yöntemlerden en az biri mutlaka vardır Yön bulmada yararlanılabilecek bu yöntemlerden hic birisini bulamayacağınızı iddia edeceğiniz herhangi bir yerde siz de bulunmayınız

Pusula olmadığı zaman yönümüzü başka yöntemlerle de bulabiliriz. Bunlardan biri Güneş’ten yararlanma yöntemidir. Sabahları Güneş’in doğduğu yöne sağ kolumuzu uzatırsak, sağımız doğuyu, solumuz batıyı, önümüz kuzeyi, arkamız da güneyi gösterir. Akşam vakitlerinde de sol kolumuzu Güneş’in battığı yöne doğru çevirmemiz gerekir. Güneş’ten yararlanarak yönümüzü başka bir şekilde de bulabiliriz. Öğle vakti Güneş, gök yüzünde olabileceği en yüksek noktadadır. Bu sırada gölgeler, en kısa şekliyle görülür.
Bu anda gölgemizi önümüze alırsak kuzeye yönelmiş oluruz. Bu durumda arkamız güneyi, sağımız doğuyu, solumuzda batıyı gösterir. Yön bulmaya yarayan yöntemlerden biri de Kutup Yıldızı’ndan yararlanmaktır. Bulutsuz gecelerde gökyüzüne bakılınca bu yıldız kolaylıkla fark edilir. Çünkü en parlak yıldızdır. Kutup Yıldızı’nın yeri sabittir. Kutup Yıldızı her zaman kuzeyi gösterir. Kuzeyi bulduktan sonra da diğer yönleri tespit edebiliriz.

HARİTA ve HARİTA ÇEŞİTLERİ
A. HARİTA
Yakın çevremizi ve uzak yerleri tanımada haritalardan yararlanırız. Bu nedenle haritaların hayatımızda önemli bir yeri vardır.
Yeryüzünün tamamı veya bir bölümünün kuşbakışı görünüşünün, belli bir ölçeğe göre küçültülerek bir düzlem üzerine çizilmiş şekline harita denir.
Harita yapımında üç özellik bulunur;
• Haritası yapılacak yere, tepeden bakılarak kuş bakışı görünüm olarak haritaların çizilmesi gerekir.
• Harita yapımında küre şeklinde olan yeryüzü düzleme aktarılmak zorundadır.
Bu durumda haritalar gerçeğin tam aynısı olarak çizilemez. Haritalarda hatalar meydana gelir. Teknolojik yöntemler kullanılarak hata oranları azaltılmaya çalışılır.
• Haritası yapılacak yerin ölçüleri, belli bir ölçeğe göre küçültülür. Çünkü haritası yapılacak yerin büyüklüğü kadar harita çizmek olanaksızdır.
Gerçek ölçülerin kaç defa küçültüldüğünü gösteren küçültme oranına ölçek denir. Ölçek harita üzerindeki bir birim uzunluğun harita üzerinde kaç birim uzunluğu gösterdiğini belirten orandır. Ölçek haritanın bir kenarında gösterilir ve iki şekilde ifade edilir.

1. Kesir Ölçek
Haritalardaki küçültme oranı bayağı kesirlerle ifade edilir. Örneğin küçültme oranı 10 000 ise kesir ölçek 1/10 000 olur. Kesir ölçeklerde pay daima 1′dir. Payda ise küçültme oranına göre değişir. Birim daima cm’dir.

2. Çizgi Ölçek
Küçültme oranı eşit dilimlere ayrılmış yatay bir çizgi üzerinde gösteriliyorsa buna çizgi ölçek denir. Bu ölçekte çizgi, haritadaki küçültme oranına göre bölümlere ayrılmıştır. Bölümlerin üzerine sayılar yazılmıştır.
Bu sayılardan yararlanarak haritada iki nokta arasındaki uzaklık bulunabilir. Uzaklıkları hesaplanacak olan iki noktanın arası ölçülür.
Bu uzunluk bir ucu 0 (sıfır) a gelecek şekilde çizgi ölçeğin üzerine konur. Böylece iki nokta arasındaki gerçek uzunluk bulunur.

Kesir ölçek, çizgi ölçeğe, çizgi ölçekte kesir ölçeğe çevrilebilir.
Ölçeklerde küçültme oranı arttıkça paydadaki rakam büyür ve haritanın gösterdiği alan artar. Küçültme oranı azaldıkça ölçek büyür ve haritaların gösterdiği ayrıntılar artar. Fakat gösterilebilen alan azalmış olur.

Ana hatları ile ölçmeden kaba taslak yapılan ölçeksiz çizimlere kroki denir.

Harita üzerinde iki nokta arasındaki uzunluğun gerçek değerini bulabilmek için ölçekten yararlanırız. Bunun için, haritada ölçülen uzunluğu, ölçeğin paydası ile çarparız.
Örnek: 1/500 000 ölçekli bir haritada iki nokta arasındaki uzunluk 8 cm ise gerçek uzunluk nedir?
Çözüm: Bu haritada 1 cm, gerçekte 500 000 cm’ye eşittir.
Buna göre, 8×500 000=4 000 000 cm eder. Santimetreyi kilometreye çevirirsek sonuç
40 km olacaktır.

B. HARİTA ÇEŞİTLERİ
Çok çeşitli amaçlarla yapılan haritalar, özelliklerine göre çeşitli gruplara ayrılırlar. Bunlar, ölçeklerine ve konularına göredir.

1. Ölçeklerine Göre Haritalar
a. Büyük ölçekli haritalar
Ölçekleri 1/200 000′e kadar olan haritalardır. Küçük alanları gösterirler. Ayrıntılar oldukça fazladır. Plânlar bu haritalar arasında ölçeği 1/20 000′e kadar olanlardır. Binaların ve yerleşim alanlarının plânları yapılabilmektedir. Plânlar yer bulmak ve belediye hizmetleri için yaygın olarak kullanılır.

b. Orta ölçekli haritalar
Ölçekleri 1/200 000 ile 1/500 000 arasında olan haritalardır. Bu haritalarda biraz daha geniş alanlar gösterilebilir.

c. Küçük ölçekli haritalar
Ölçekleri 1/500 000′den küçük olan haritalardır. Bu haritalar geniş alanları gösterdiğinden ayrıntı çok azdır. Bir ülke veya Dünya haritası bu haritalara örnektir.

2. Konularına Göre Haritalar
a. Genel haritalar
Bu haritalar çeşitli coğrafya özelliklerinin birlikte gösterildiği haritalardır. Bunlara duvar haritaları da denir. Fizikî haritalar, idarî haritalar ve siyasî haritalar genel haritalardandır. Bu haritalar üzerinde; akarsular, göller, dağlar, ovalar, barajlar, yollar, başlıca yerleşim merkezleri, il ve devlet sınırları gibi bilgiler yer alır.
b. Özel haritalar
Coğrafyanın alanına giren konulardan yalnızca birinin özelliklerini gösteren haritalardır.
Bu haritalardan ancak konunun uzmanları faydalanabilir. Madenler, bitki örtüsü, tarım alanlarının dağılışı, yağış ve turizm haritaları özel haritalardandır.

Haritadaki İşaretler
Haritalardan yeteri kadar yararlanabilmek için üzerindeki renkleri ve sembolleri tanımamız gerekir. Bunlar haritaların işaretleridir. Bu işaretler haritanın uygun bir yerinde gösterilir.





İSTANBUL’DA SAHİBİNDEN SATILIK ARSALAR KELEPİR

İstanbul’da sahibinden satılık imarlı arsalar, İstanbulda sahibinden satılık çiftlik, İstanbul’da sahibinden satılık imarlı arsalar, İstanbul’da satılık arsalar, İstanbul’da sahibinden satılık arsalar, İstanbul Silivride satılık arsalar, İstanbul Çatalcada satılık arsalar,

İstanbul Arnavutköyde satılık arsalar, İstanbul Şilede satılık arsalar, İstanbul Polenezköyde satılık arsalar, İstanbul ömerlide satılık arsalar, İstanbul Rivada satılık arsalar, İstanbul orhanlıda satılık arsalar, İstanbul Çekmeköyde satılık arsalar, istanbul Alemdağda satılık arsalar,
İSTANBUL’DA SAHİBİNDEN SATILIK ARSALAR

İSTEDİĞİNİZ YERDE BÜTÇENİZE GÖRE SATILIK ARSALAR
İstanbul’da satılık arsalar 400 m2 fiyatı 20.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 520 m2 fiyatı 28.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 650 m2 fiyatı 30.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 800 m2 fiyatı 30.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1000 m2 fiyatı 25.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1450 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1240 m2 fiyatı 35.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1100 m2 fiyatı 32.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1500 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1700 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1000 m2 fiyatı 70.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1350 m2 fiyatı 52.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1500 m2 fiyatı 100.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1800 m2 fiyatı 90.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2000 m2 fiyatı 65.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2000 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2000 m2 fiyatı 70.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2200 m2 fiyatı 80.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2450 m2 fiyatı 100.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2100 m2 fiyatı 90.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1000 m2 fiyatı 135.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1300 m2 fiyatı 150.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1410 m2 fiyatı 85.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 3000 m2 fiyatı 90.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2270 m2 fiyatı 170.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2800 m2 fiyatı 110.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 3000 m2 fiyatı 75.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2455 m2 fiyatı 130.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 3180 m2 fiyatı 95.000 tl

Kurumsal Yatırım Danışmanlık Firmamızın 23 yılı aşkın tecrübesi ve müşteri birikimi ile Sanayi arsaları, Çiftlik arsaları, Toplu konut arsaları, gibi sektörel seçeneklere göre çözümler üretmektedir

İSTANBUL’DA SATILIK ARSALAR – ARAZİLER KELEPİR
BİZİ ARAMADAN KARAR VERMEYİN
İSTANBUL AVRUPA YAKASI VE ANADOLU YAKASINDA İSTEDİĞİNİZ YERDE SATILIK ARSALAR ARAZİLER
İSTANBUL’DA 1000 m2 den 50.000 m2 ye kadar SATILIK ARSALAR ARAZİLERİMİZ MEVCUTTUR
İSTANBUL’DA 10.000 TL ile 10.000.000 TL arası SATILIK ARSALAR VE ARAZİLERİMİZDE BÜTÇENİZE GÖRE YATIRIM İMKANI
KURUMSAL YATIRIM DANIŞMANLIK olarak 23 yılı aşkın tecrübemizle İstanbul, İzmir ve Ankara ofislerimizle YERLİ VE YABANCI SERMAYE YATIRIMCILARINA ARSA – ARAZİ FABRİKA BİNASI VE DEPOLAR SATILIK VEYA KİRALIK OLARAK VERİYORUZ istediğinize göre çözüm üretebiliriz bizi aramadan karar vermeyin
Saygılarımızla
KURUMSAL YATIRIM DANIŞMANLIK
Genel Koordinatör
Turgay Turan

İstanbul’da sahibinden satılık arsalar, İstanbulda’ Çatalcada satılık arsalar, İstanbulda sahibinden satılık kelepir arsalar, İstanbul Hadımköyde satılık arsalar, İstanbul Arnavutköyde satılık arsalar, İstanbul Tayakadında sahibinden satılık arsalar, Satılık arsalar Hadımköy İstanbul, satılık arsalar Silivri İstanbul, satılık arsalar Arnavutköy İstanbul, satılık arsalar Selimpaşa İstanbul, satılık arsalar Şile İstanbul, Çatalca Karacaköyde sahibinden satılık arsalar, İstanbul Çatalca Yalıköyde sahibinden satılık arsa, İstanbul Göktürkte sahibinden satılık arsalar, İstanbul Şilede sahibinden satılık arsalar, İstanbul Ağvada sahibinden satılık arsalar, İstanbul Çekmeköyde sahibinden satılık arsalar, Sarıgazide sahibinden satılık arsalar, İstanbulda satlık arsalar,





İSTANBUL’DA SATILIK ARSALAR

İstanbul’da sahibinden satılık arsalar, İstanbulda satılık çitlik arsaları, İstanbul’da satılık arsalar, İstanbul’da satılık kelepir arsalar,

İSTANBUL’DA SATILIK ARSALAR
İSTEDİĞİNİZ YERDE BÜTÇENİZE GÖRE SATILIK ARSALAR

İstanbul’da satılık arsalar 400 m2 fiyatı 20.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 520 m2 fiyatı 28.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 650 m2 fiyatı 30.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 800 m2 fiyatı 30.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1000 m2 fiyatı 25.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1450 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1240 m2 fiyatı 35.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1100 m2 fiyatı 32.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1500 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1700 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1000 m2 fiyatı 70.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1350 m2 fiyatı 52.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1500 m2 fiyatı 100.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1800 m2 fiyatı 90.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2000 m2 fiyatı 65.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2000 m2 fiyatı 50.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2000 m2 fiyatı 70.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2200 m2 fiyatı 80.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2450 m2 fiyatı 100.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2100 m2 fiyatı 90.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1000 m2 fiyatı 135.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1300 m2 fiyatı 150.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 1410 m2 fiyatı 85.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 3000 m2 fiyatı 90.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2270 m2 fiyatı 170.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2800 m2 fiyatı 110.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 3000 m2 fiyatı 75.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 2455 m2 fiyatı 130.000 tl
İstanbul’da satılık arsalar 3180 m2 fiyatı 95.000 tl

Kurumsal Yatırım Danışmanlık Firmamızın 23 yılı aşkın tecrübesi ve müşteri birikimi ile Sanayi arsaları, Çiftlik arsaları, Toplu konut arsaları, gibi sektörel seçeneklere göre çözümler üretmektedir

İSTANBUL’DA SATILIK ARSALAR – ARAZİLER
BİZİ ARAMADAN KARAR VERMEYİN
İSTANBUL AVRUPA YAKASI VE ANADOLU YAKASINDA İSTEDİĞİNİZ YERDE SATILIK ARSALAR ARAZİLER
İSTANBUL’DA 1000 m2 den 50.000 m2 ye kadar SATILIK ARSALAR ARAZİLERİMİZ MEVCUTTUR
İSTANBUL’DA 10.000 TL ile 10.000.000 TL arası SATILIK ARSALAR VE ARAZİLERİMİZDE BÜTÇENİZE GÖRE YATIRIM İMKANI
KURUMSAL YATIRIM DANIŞMANLIK olarak 23 yılı aşkın tecrübemizle İstanbul, İzmir ve Ankara ofislerimizle YERLİ VE YABANCI SERMAYE YATIRIMCILARINA ARSA – ARAZİ FABRİKA BİNASI VE DEPOLAR SATILIK VEYA KİRALIK OLARAK VERİYORUZ istediğinize göre çözüm üretebiliriz bizi aramadan karar vermeyin
Saygılarımızla
KURUMSAL YATIRIM DANIŞMANLIK
Genel Koordinatör
Turgay Turan

İstanbul’da sahibinden satılık arsalar, İstanbulda’ Çatalcada satılık arsalar, İstanbul Hadımköyde satılık arsalar, İstanbul Arnavutköyde satılık arsalar, İstanbul Tayakadında sahibinden satılık arsalar, Satılık arsalar Hadımköy İstanbul, satılık arsalar Silivri İstanbul, satılık arsalar Arnavutköy İstanbul, satılık arsalar Selimpaşa İstanbul, satılık arsalar Şile İstanbul, Çatalca Karacaköyde sahibinden satılık arsalar, İstanbul Çatalca Yalıköyde sahibinden satılık arsa, İstanbul Göktürkte sahibinden satılık arsalar, İstanbul Şilede sahibinden satılık arsalar, İstanbul Ağvada sahibinden satılık arsalar, İstanbul Çekmeköyde sahibinden satılık arsalar, Sarıgazide sahibinden satılık arsalar, İstanbulda satlık arsalar,





gıb